Kekemelik terimi sözel iletimi sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamında kullanılmaktadır. Kekemeliğin en açık görülen özelliklerinden biri kelimelerin cümlelerin ve özellikle hecelerin tekrarıdır. Aynı zamanda kekemelik; hastanın yaşı için uygunsuz olacak şekilde konuşmanın normal akıcılığı ve zaman kalıplarında rahatsızlık olarak ta tanımlanmaktadır. Ses tekrarlarını, uzatmaları, ünlemleri, kelimelerin içinde duraklamaları, bloklardan kaçınmak için gözlenebilir kelime yer değiştirmelerini ve duyulabilir ya da sessiz blokları içerir (bir yada daha fazlasını).Akıcılıktaki rahatsızlık akademi yada mesleki başarıyı yada sosyal iletişimi engelleyecek kadar şiddetlidir. Genellikle bozukluk çocuklukta başlamaktadır.
Genel popülasyonda kekeleme yaygınlığı %1 dolayındadır. Erkeklerde daha sık görülür.
Oluş nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kuşkusuz çok etkenli bir bozukluktur. Genetiksel bir yatkınlığı olduğu kabul edilmektedir.Ayrıca kekeme çocukların anne ve babalarının çok titiz oldukları da saptanmıştır. Bu tür özellikleri olan yetişkin kişi, çocuğa küçük yaştan, düzen, temizlik ve terbiye konularında ağır disiplin uygulamakta ve yapısal, ailesel yatkınlığı olan çocuklarda herhangi bir etkenle kekemelik başlayabilmektedir. Kekemeliğin başlamasında korku en büyük rolü oynamaktadır.
Kekemelik kronik bir gidiş gösterir. Zaman zaman düzelmeler olabilir, bu düzelmeler aylarca sürebilir. Kekeleyen çocukların %50-%80’i kendiliğinden düzelmektedir.
Kekemelikte en önemli özelliklerden biri kelimelerin yada hecelerin tekrarlanmasıdır. Bazen harflerin çıkarılmasında da zorlanılabilir. Bir başka sorunda kekemelerin bütün gayretlerine rağmen hiç ses çıkaramama ile karekterize yaşanan bloklardır.
Bazen bu takılmalara eşlik eden motor hareketler olabilir. Bunlar ise basit göz kırpmalardan gözdede sarsılmalara kadar varabilir.
Kekelemeler daha çok:
- Hecenin yada kelimenin başındaki h sesinde görülür. Baştaki sessiz harf sesli harften daha zor çıkarılır.
- Cümlenin ilk kelimesinde daha çok görülür.
- Uzun kelimelerde kısa kelimelere göre daha sık görülür.
- Sessiz harften sesli harflere geçişlerde daha çok görülür.
Kekemeliği artıran durumlar:
- Telefon görüşmeleri,
- Bir isim söylerken,
- Önemli bir şey söylemek isterken,
- Zaman yetersizliğinde,
- Kekeleyen kişiyi zor anlayacağı düşünülen birileri ile konuşulduğunda
- Önemli bir şahıs ile konuşulduğunda
- Geniş bir dinleyici kitlesine konuşulduğunda
Bu tedavide iki anahtar unsur vardır. Birincisi kişinin kekemeliğin daha az şiddetli olmasını öğretmek ikincisi ise kekemelik kokusunu azaltmak bu korkuya bağlı engelleyici davranışları yok edip sosyal yaşamdaki kısıtlayıcı özelliğini ortadan kaldırmaktır.
Çocuğun düzgün konuşması için sürekli zorlanmaması, konuşurken sabırla dinlenmesi, konuşmasının kesilmemesi; zaten kolaylıkla oluşan yetersizlik duygusunu pekiştirici durumlardan (alay etme, utandırma, zorlama gibi) kaçınılması gerekir. Ailenin aşırı titiz, düzenli, denetimci ve kuralcı tutumu gevşetilmelidir. Psikoterapi 8-9 yaşlarından küçüklerde oyun, daha büyük çocuklarda konuşma yoluyla uygulanır. Ayrıca bir de konuşma tedavisi vardır. Konuşma tedavisi uzmanları tarafından, özel konuşma talimleri ile uygulanır.
Kekemeliğin tedavisi özel eğitimle yapılmaktadır. Tek başına verilecek bir ilaç yoktur. Bazen aşırı anksiyete ve durumun oluşturduğu depressif durumları ortadan kaldırmak için ilaç kullanılabilir. Öncelikle kişinin kekemeliğinin tipi tespit edilip ona uygun bir eğitim programından geçirilen hastalar kısa bir süre içerisinde daha rahat konur hale gelmektedir. Kekemeliği tam manası ile yenemeyenler bile hiç olmazsa sosyal yaşamlarında bir miktar daha rahat olmalarını sağlayacak hale gelebilmektedirler.
Kekemelik