Dünya Sağlık Örgütü tarafından 10-19 yaş grubu “ERGEN”, 15-24 yaş grubu ise “GENÇ” olarak tanımlanıyor. Ergenlik ve gençlik dönemlerine ait yaşların kesişmesi nedeniyle de 10-24 yaş grubu “GENÇ İNSANLAR” olarak değerlendiriliyor. Dünya nüfusunun yarıya yakını 25 yaşın altında ve bu grubun%20’sini 10 ile 19 yaş arasındaki ergenler oluşturuyor. Bu ergenlerin %87 gibi çok büyük bir çoğunluğu ise gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Ülkemizde, 10-24 yaş grubunun toplam nüfusu 19.779.000. Bir başka deyişle HER DÖRT KİŞİDEN BİRİSİ GENÇ. Kadınlarda erken yaşta evlilikler azalmakla birlikte hala fazla ( 15–19 yaş grubunda %11,9 ve 20–24 yaş grubunda %49,2). Evli olan genç kadınların öğrenim düzeyleri düşük. Gençler evliliğin ilk yıllarında çocuk sahibi olmayı istemekte ve modern gebeliği önleyici yöntemleri fazla olarak kullanmamakta. (15–19 yaş grubunda %16,9 ve 20–24 yaş grubunda %31,4). Evlilik deneyimi olan genç kadınların %14,4’ü gebelik döneminde doğum öncesi hizmetlerine ulaşamamakta, %20,8’i evde doğum yapmakta ve %17,1’i sağlık personeli yardımı olmaksızın doğum yapmakta. Öğrenim gören gençler cinsel yaşama evlilik öncesi başlıyor ve istenmeyen gebeliklerle karşılaşıyorlar. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak için kondom kullanımı yaygın değil. Erkeklerde cinsel yaşam, kadınlara göre daha erken yaşta başlıyor. Gençlerin çoğunun “güvenli cinsellik” davranışları göstermedikleri görülüyor. Genç kız ve erkeklerin cinsel sağlık/üreme sağlığı konusunda bilgileri yetersiz.
Cinsellik nedir, cinsel eğitim nasıl olmalı, cinsel yönelim
Erkekte cinsel ağrı bozukluğu
DİSPARONİ DSM-IV TANI ÖLÇÜTLERİ
A. Erkekte ya da kadında cinsel ilişkiye, yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak eşlik eden genital ağrının olması.
B. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya ya da kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu bozukluğa sadece Vajinismus ya da ıslanmanın olmaması neden olmamaktadır, bu bozukluk, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (Örneğin Somatizasyon Bozukluğu) ve sadece bir maddenin ( örneğin kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi birdurumundoğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
TANIM
Cinsel ilişki sırasında cinsel organlarda sürekli ya da yineleyici bir biçimde ağrı olmasıdır.
Erkekte orgazm bozuklukları
ERKEKTE ORGAZM BOZUKLUĞU DSM-IV TANI ÖLÇÜTLERİ
A. Klinisyenin, kişinin yaşını göz önünde bulundurduğunda, yoğunluğunun ve süresinin yeterli olduğunu düşündüğü cinsel etkinlik sırasında, olağan bir cinsel uyarılma evresi sonrası, sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, orgazmın gecikmesi ya da olmaması.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu orgazm bozukluğu, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi birdurumundoğrudan fizyolojik etkilerine bağlıdeğildir.
TANIM
Kişi cinsel etkinlik sırasında yeterli süre ve şiddette uyarılma olmasına karşın, orgazm gecikir ya da gerçekleşmez. Erkekte orgazm bozuklukları 3 farklı biçimde kendini gösterir.
1. Geç boşalma,
2. Zevk almaksızın boşalma (fizyolojik ya da anhedonik orgazm),
3. Doyumsuzluk,
Erken boşalma
ERKEN BOŞALMA DSM-IV TANI ÖLÇÜTLERİ
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, çok az bir cinsel uyarılma ile ve kişinin istemesinden önce, vajinaya girme öncesi, girer girmez ya da hemen sonra ejakülasyonun olması. Klinisyen, yaş, cinsel eş ya da durumun yeni olması ve son zamanlardaki cinsel etkinliğin sıklığı gibi uyarılma evresinin süresini etkileyen etkenleri göz önünde bulundurmalıdır.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur
C. Erken boşalma sadece bir maddenin (Örneğin; Opiyatların bırakılması) doğrudan etkilerine bağlı değildir.
TANIM
Erkekte erektil işlev bozukluğu (Sertleşme zorluğu)
EREKTİL BOZUKLUK DSM - IV TANI ÖLÇÜTLERİ
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, yeterli bir ereksiyon sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe.
B. B ubozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi birdurumundoğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
TANIM
Başlıca özelliği sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde yeterli sertleşme sağlayamama ya da cinsel ilişki bitene kadar sertleşmeyi sürdürememektir.
Sertleşme zorluğu farklı derecelerde ve biçimlerde olabilir. Bazı bireyler cinsel yaşantılarının başından beri sertleşme sağlayamamışlardır. Bazılarında cinsel yaşamın bir bölümünde sertleşme sorunu yokken sonradan ortaya çıkar. Bazılarında sabah sertlikleri veya ön sevişme ya da mastürbasyon sırasında sertleşme olurken tam cinsel birleşmeye geçecekleri zaman sertliklerini yitirirler.
Sayfa 9 / 38