“Zekâ” kavramı en geniş anlamı ile yaşam gereksinimlerini karşılayabilme yeteneğidir. Yüzyıllar önce mağara adamları bile aptal Çakıltaş yerine akıllı Çakmaktaş ava giderse avlarının daha başarılı olacağını bilmekteydiler. Bu iki insanın hangi yetenekleri bu değerlendirmeye yol açmakta idi? Daha iyi koku alma mı, iz sürmedeki başarı mı, cesaret mi? Yanıt ne olursa olsun mağara adamları için bireyin yemek bulma gibi gerçek yaşam işlerini yürütmedeki etkinliği “zekâ” demekti. Hızlı iletişim ve bilgisayarların önem kazandığı günümüzde ise “zekâ” kavramı artık hayvan avlama yeteneğinden çok sözel ve matematiksel yetenekleri içermektedir. Zekânın modern tanımları biliş, düşünme kapasitesi, neden bulma, bellek ve anlamayı vurgulamaktadır. Bu tanımdaki değişiklik zekânın gündelik tanımındaki önemli bir özelliği bu tanımın kültüre bağımlı olduğunu göstermektedir. Zekâ bir toplumun o andaki gereklerini karşıladığı için önemli sayılan yetenekleri içerir. Yani zekânın zaman ve kültüre göre anlam kazanması söz konusudur. Günümüzde zekâ bireyin belirli bir kültür içerisinde yaşantısını sürdürüp uyum yapması için gerekli olan yeteneklerin örüntüsü olarak tanımlanmaktadır (Anastasi, 1982).
DEHB’nda temel belirtiler içinde yer almayan ama bu bozukluğun tanısını almış olan bireylerin çoğunda sıklıkla görülen bazı belirtiler vardır. Bunlar DEHB’na eşlik eden bozukluklar olarak tanımlanır. Tanı için bu belirtilerin görülmesi şart değildir ancak bunların var olması tanıyı destekler.
DOĞUMDAN İTİBAREN CİNSELLİK
5 Yaş